Diş Beyezlatma Bilgileri

Diş Beyezlatma Hakkında

 

Günümüz estetik diş hekimliğinde kişinin çokta yaşına bakılmaksızın bir çok kişiye diş beyazlatması uygulanabilir. Fakat yine de etkin ve güvenilir uygulama için diş hekimi açısından temel birkaç kriter vardır:

Diş beyazlatması yaptıracak kişinin ağzında varsa çürük dişlerin dolgularının yapılmış olması gerekir. Ayrıca dişlerin diş etine komşu olan bölgelerinde, kama defekti dediğimiz, erozyonel mine aşınmaları söz konusuysa, bu bölgeleri de estetik dolgularla kapatıp tedavi etmek gerekir. Aksi takdirde çürük ve aşınmaya bağlı defekt oluşmuş dişlerde aşırı hassasiyet meydana gelebilir.

Yoğun diş eti problemi yaşayan, diş etleri iltihaplı olan, diş eti çekilmesinin normalden fazla olduğu kişilere, beyazlatma uygulaması, diş etleri istenilen sağlığına kavuşturulmadan yapılamaz. Diş etleri kabul edilebilir duruma getirildikten sonra ancak beyazlatma uygulaması düşünülür. Aksi taktirde aşırı hassasiyet ve başarısızlıkla karşılaşılır.

Diş beyazlatması yapılacak kişinin genel sağlık durumu iyi olmalıdır. Kemoterapi veya radyoterapi gören kişilere beyazlatma uygulaması yapılması sakıncalıdır.

Beyazlatmada önemli olan kriterlerden bir tanesi kişinin beyazlatma süresi boyunca tüm kurallara uymasıdır. Bu bakımdan beyazlatma, ancak ve ancak diş hekiminin tüm direktiflerini birebir uygulayabilecek, beyazlatma sırasındaki kurallara maksimum düzeyde uyacak kişilere yapılmalıdır.

Alkolizm problemi olan veya madde bağımlısı olan kişilerde, düzensiz bir yaşam tarzı söz konusu olduğu için bu kişilere beyazlatma uygulaması yapılması sakıncalıdır.

Aşırı sigara tüketimi olan tiryakilerde de diş beyazlatması sigara tüketimi makul seviyeye çekilmeden uygulanması sakıncalıdır. Aksi taktirde başarılı bir sonuç elde etmek mümkün değildir.

Sinir sistemini ilgilendiren bir takım hastalıklarla muzdarip kişilerde (alzhimmer, sizofreni, vs.) beyazlatma uygulaması yapılmamalıdır.

Beyazlatılan dişlerin Beyzalığını koruma süresi kişiden kişiye değişmekle beraber, hangi beyazlatma metodunun uygulandığı ile de alakalıdır.

Araştırmalar göstermiştir ki sadece klinikte yapılan beyazlatma yöntemi ile uzun süreli bir beyazlık elde etmek çok zordur. Vakaların çoğunda, Klinikte yapılan beyazlatma yöntemi tek başına uygulanmışsa; dişler, 1 yıl gibi kısa bir sürede beyazlatılmadan önceki renklerine gelmektedirler.

Uzun süreli(3-6 yıl) beyazlık için ev tipi beyazlatma uygulaması mutlaka yapılmalıdır. Ev tipi beyazlatma uygulaması ile klinikte beyazlatma uygulaması kombine yapılırsa, beyazlatma derecesi artmakla beraber dişlerin beyazlığını devam ettirme süresi daha da uzayabilmektedir.( bakınız kombine beyazlatma yöntemi)

Beyazlatılmış dişlerin beyazlıklarını devam ettirme süresi, kişinin yeme –içme, kahve ve sigara tüketimi alışkanlığı, yaş, beyazlatmadan önceki diş renginin koyuluk derecesi gibi faktörlere göre de değişmektedir…

Kesinlikle hayır. Diş beyazlatması kişiden kişiye farklı sonuçlar verir. optimum beyazlatma açısından gerekli koşullar oluşturulmuşsa dahi, beyazlatma dereceleri her bireyde farklı olabilmektedir: yaş, dişin mine kalınlığı, dişin doğal renginin koyuluk derecesi gibi faktörler diş beyazlatma etkinliğini doğrudan etkiler

Kişinin yaşı: yaş ilerledikçe dentin kanalları daralmakta ve diş giderek sarıya yakın bir ton almaktadır. Genel olarak Yaşlı bireylerde dişin renginin açılma tonu genç bireylere oranla daha azdır.

Dişin mine kalınlığı: Dişlerdeki mine kalınlığı üç aşağı beş yukarı benzer olsa da kişiden kişiye farklılık gösterebilmektedir. Mine kalınlığı ne kadar fazla ise dişin beyazlama hızı o kadar düşüktür.

Dişin var olan rengi: Dişin doğal rengi ne kadar koyu ise bu koyuluğun istenilen düzeye kadar açılması da o kadar güçtür. Örneğin dişin var olan rengi oldukça koyu ise, beyazlatma uygulamasıyla 4-5 ton açılmasına rağmen istenilen beyazlığa gelmeyebilir, başka bir kişinin doğal diş renginde ise 4-5 ton açılma, gözü rahatsız edecek kadar dahi dişi beyatlatmış olabilir.

Tabi ki diş beyazlatmasının tamamı mutlu sonla bitmez..

diş beyazlatmada istenilen sonucun alınamamasının en önemli sebebi beyazlatma sırasında ki kurallara ve prosedüre yeterince uyulmamasıdır.

Kullanılan beyazlatma ajanı, güvenliği ve etkinliği onaylanmış ürün olmalıdır, bu konuda bir çok imitasyon ürün bulunmaktadır piyasada. Orijinal olmayan ve bu konuda etkinliği kanıtlanmamış ürünlerle istenilen başarıyı elde etmek mümkün değildir.

Beyazlatma kimyasallarının uygun koşullarda ve istenilen sıcaklık derecelerinde saklanması gerekir ve hepsinin bir son kullanma tarihi vardır. Uygun koşullarda ve istenilen sıcaklık derecelerinde saklanmamış beyazlatma maddeleri etkinliklerini kaybederler, ayrıca miadı dolmuş veya bayatlamış ürünlerin de etkinlikleri beklenilen kadar olmayabilir..

bazen her durum ve şartta diş beyazlatmasının tüm kurallarına hekim ve hasta tarafından riayet edilmiş olsa da, çok nadir vakalarda beyazlatma istenilen düzeyde olmayabilmektedir. bunun da en önemli sebebi bazı kimyasal madde kaynaklı dentin lekelenmelerinin diş beyazlatma maddelerine karşı olan direncidir.

Diş beyazlatmada başarı kriteri değişkendir. Daha farklı ifade edecek olursak, kişinin beklentisine göre başarı/başarısızlık değişebilmektedir. Yeterince rengi açılmış bir diş, kişinin beklenti düzeyini tutturamayabilir, aynı derecede beyazlatılmış bir diş işe başka birini oldukça mutlu edecek kadar beklentiyi karşılayabilir.

Sanıldığının aksine, Laser ışık kaynağı ile tek başına diş beyazlatmak diye bir şey yoktur. Hiçbir zaman da olmamıştır. Laserle diş beyazlatma diye insanlara sunulan şey büyük oranda yanılsama ve aldatmacadır. Laserle beyazlatma denilen şeyin aslı şöyledir:

bazı diş beyazlatma kimyasalları üretilirken, bu maddeler çeşitli dalga boyundaki ışık kaynağından o ışığı aldıklarında aktiflenecek şekilde imal edilirler. Bunların bir kısmı ultraviyole(UV) ışık kaynağındaki ışığın dalga boyuyla aktiflenir, bir kısmı LED kaynaklı bir ışığın dalga boyu ile aktiflenir, bir kısmı da laser ışık kaynağından gelen uygun dalga boyundaki ışıkla aktiflenir.

Sonuçta UV ışık kaynağı olsa da, halojen ışık kaynağı olsa da, LED ışık kaynağı olsa da ya da laser ışık kaynağı olsa da dişlerdeki beyazlatmayı sağlayan şey bizzat dişlerin yüzeyine sürülen bir takım kimyasal maddelerdir.

Bu maddeler dişe sürülmeden laserin tek başına dişleri beyazlatması söz konusu değildir. Başka bir ifadeyle, laserin beyazlatmadaki tek espirisi, dişi beyazlatacak olan kimyasal maddenin aktiflenmesini sağlamak ve etkinliğini arttırmaktan öte değildir. Aynı durum LED veya halojen kaynaklı yoğun mavi ışık demeti ve UV kaynaklı cihazlar için de geçerlidir. Beyazlatma yöntemlerinin tamamı kimyasal (dişe sürülen kimyasal ajanlar vasıtasıyla) yolla olur.

Günümüzde diş beyazlatması artık ışıklı sistemden ışıksız sisteme kaymıştır. Beyazlatma ile ilgili çalışan bir çok etkin firma, etkinliği çok daha geliştirilmiş olan yeni ürünlerini “ışık kaynağına ihtiyaç duymayan ürünümüz” şeklinde tanıtıp pazarlamaktadır. Dolayısıyla adı “laserle beyazlatma “ olsa da ışıkla aktiflenen kimyasal beyazlaştırıcılar estetik diş hekimliğinde “eski” de kalmışlardır.

Dişlerde istenmeyen lekelerin-koyulukların-sararmaların bir çok sebebi olabilir. Bunların bir kısmı doğuştan olur veya genetiktir. Bir kısmı da sonradan yaşam içinde oluşabilir

Diş renkleşmelerinin sebepleri arsında sayacağımız belli başlı nedenler:

-Anne karnındayken annenin kullandığı bir takım kimyasal ilaçlar ve bazı antibiyotikler,
-Süt çocuklarının anne sütünden aldıkları yine annenin kullandığı bir takım ilaçlar ve özellikle antibiyotikler,
-Küçük yaşta ve ergenlik döneminde yoğun olarak kullanılan bir takım kimyasal ilaçlar veya dişlerde renkleşmeye sebebiyet veren bir takım antibiyotikler (özellikle tetrasiklin türevi antibiyotikler),
-Doğuştan kaynaklı diş yapısındaki bozukluklar, (mine ve dentin yapısındaki bozukluklar), genel olarak genetik sürme bozuklukları,
-Aşırı florlu içme sularının uzun süre tüketilmesi
-Travma ve kazalara bağlı diş yüzeylerinde oluşan mine çatlakları,
-Aşırı sigara, kahve ve kola tüketimi,
-Yaşlılık, yaşlılığa bağlı mine aşınmaları ve mine incelmeleri.
 

Bu ve benzeri nedenler dişlerin iç yapısında ve/veya yüzeyinde çeşitli renkleşmelere sebep olabilir.

Genel olarak diş beyazlatma zararlı değildir. Çünkü diş beyazlatma maddeleri bizzat yoğun araştırmalar sonucu elde edilmiş ve çeşitli testlerden geçirildikten sonra güvenirliği ispatlanmış ürünlerdir.

Diş hekiminin kullandığı beyazlatma maddeleri uluslar arası sağlık kuruluşlarının denetimi ve onayından geçtikten sonra hasta ağzında uygulanır olmuşlardır.

Araştırmalara göre diş beyazlatması sırasında diş yüzeyinde oluşan hasarlar (beyazlatma tüm kurallara uyularak uygulanırsa) sadece ve sadece kişinin 10 bardak kola içmesi ile oluşan hasar kadardır.

Dişlerin beyazlatılması diş hekiminizin gözetimi altında yapılmışsa ve beyazlatmanın kurallarına uyulmuşsa son derece etkin ve güvenlidir.

Bu yöntem kişinin ağzında kanal tedavisi gördüğü için renkleşmiş ve diğer dişlere oranla bariz renk faklılığı oluşmuş dişlere uygulanır.

Bu yöntemde, kişinin genel diş rengi ile ilgili sıkıntısı yoktur. Sadece kanal tedavisi görmüş diş veya dişleri ile ilgili bir gürünüm sorunu vardır.

Diş hekimi de bu durumda en uygun beyazlatma yöntemi olan tek dişi içten beyazlatma yöntemini (endo bleaching) tercih eder.

Tek diş beyazlatma yöntemi nasıl uygulanır?

Diş hekimi, renkleşmiş kanal tedavili diş veya dişlerin eski dolgularını açıp, o dişin/dişlerin içine beyazlatma maddesini yerleştirir ve üstünü de geçici bir dolgu ile kapatır. Diş hekimi, beyazatlatma maddedisini kök ucuna sızmayacağı ve kişiyi rahatsız etmeyeceği şekilde yerleştirmek zorundadır. Bu yüzden beyazlatma maddesini yerleştirmeden önce dişin kök başlangıcındaki kanal ağızlarını çok iyi izole edecek bir dolgu maddesi ile tıkadıktan sonra beyazlatma maddesini dişin içine uygular.

Uygulama sonrası hastaya 3-5 gün sonrasına tekrar randevu verilir ve dişteki beyazlama durumu gözlenir. İlk uygulama sonrası dişteki beyazlama yeterli görünmezse dişin içindeki beyazlatma maddesi çıkarılıp yenisi uygulanır. Bu işlem maksimum 4 seans olacak şekilde yeterli beyazlığa ulaşıncaya kadar tekrar edilir.

Yeterli beyazlığa ulaşıldığında (ki etkinliği iyi olan ve saklama koşulları iyi yapılmış bir beyazlatma maddesinin doğru uygulanması ile bir çok vakada iki seans bile fazlasıyla dişi beyazlatacaktır) dişin yeniden kalıcı dolgusu yapılır ve tedavi tamamlanır.

-Diş beyazlatması yaptırmak isteyen kişinin tedavi öncesi diş fotoğrafları alınır ve kaydedilerek bir kopyası kişiye verilir.
-Ayrıca beyazlatma yaptıracak kişinin diş rengi, gün ışığında renk skalasında tespit edilir ve işaretlenerek bu skala da kişiye verilir. Beyazlatma yaptıracak kişi tedavi öncesi fotoğraf ve renk skalası yardımı ile dişlerinin tam olarak hangi tonda olduğunu görür.
-Uzman diş hekimi, beyazlamanın yeterli olduğunu düşünüyorsa şayet, tedavi bitiminde tekrar macro objektif yardımı ile fotoğraf alınır. Ayrıca gün ışığında dişlerin kaç ton açıldığı tespit edilerek işaretlenir. Beyazlatma yaptıran kişiye tedavi sonrası diş fotoğrafları ve dişlerinin yeni renginin işaretlendiği renk sklası verilir.
-Bu şekilde tedaviyi yaptıran kişi, dişlerinin yeni rengi ile, beyazlatmaya başlamadan önceki eski rengini doğrudan kıyaslama şansına sahiptir.
-Dişlerinin en az 5-6 ton açıldığını gören kişinin memnun olmama ihtimali yoktur. Ve de kombine tedavide %80 en az 5-6 ton diş rengi beyazlaması hiç te hayal değildir.
-Var olan beyazlığın uzun süre devam ettirilmesi için hekim tarafından hastaya evde uygulayabilmesi için yedek beyazlatma tüpü vermesi gerekir..
-Beyazlatmada maksimum memnuniyet, ev tipi beyazlatma yöntemi ile klinikte yapılan beyazlatma yönteminin eksiksiz uygulanması ile beraber yukarıda saydığımız oto kontrol belge sisteminin birebir uygulanması ile mümkündür. Estetik diş hekimliğinde de diş beyazlatmanın geldiği son nokta burasıdır.

Bu yöntem, ev tipi beyazlatma ile klinikte uygulanan beyazlatma yönteminin birlikte uygulanmasını içerir..

Ev tipi beyazlatma yöntemi veya klinikte yapılan beyazlatma uygulaması tek başına da etkin yöntem olmaları ile birlikte çoğu kere yetersiz kalabilmektedirler.

Araştırmalar göstermiştir ki, bir çok kişide, iki sistemin birlikte ve etkin uygulanması ile ancak istenilen beyazlık tonu elde edilebilmektedir. Yine araştırmalar göstermiştir ki kombine beyazlatma uygulaması ile dişlerin beyazlıklarını devam ettirme süresi, bu yöntem ile mümkün olan en uzun zamana yayılabilmektedir.

Estetik diş hekimliğinde, modern diş beyazlatma yöntemi kombine beyazlığa kaymaktadır/kaymıştır.

Bu yöntem her ne kadar daha fazla maliyet, dolayısıyla daha pahalı bir yöntem olsa da, alınan sonuçlar itibariyle hem beyazlatmayı yaptıran kişiler hem de bizzat uygulamayı yapan diş hekimi açısından çok daha tatmin edici sonuçlar elde edilmesi bakımından tercih edilir olmuşlardır.